DUYURULAR

Berhan Şimşek: Türkiye büyük bir yol ayrımında.

25/02/2015


Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığında yaptığı basın toplantısında millet vekilliği aday adaylığını açıklayan Berhan Şimşek gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Sözlerine 4 şehit pilotun ailelerine başsağlığı dileyerek başlayan Şimşek, aday adaylığı başvurusunda önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na bilgi verdiğini dile getirdi. Şimşek, "Bu bir kontenjan aday adaylığı değil. Bu, arzu ettiğim ön seçime gireceğimi... Sayın İl Başkanıma bu bilgiye verdim, Sayın ilçe başkanı arkadaşlarımızla, tek tek kendilerini arayarak, önce hiç kimseye bilgi vermeden parti nezaketi gereği bu bilgileri paylaştım" dedi. 
Berhan Şimşek, Türkiye'nin yol ayrımında olduğunu ifade ederek, "Önümüzde ki seçimde Türkiye hukukun üstünlüğüne inan insanlara, insan haklarına saygılı, özgürlükleri çoğaltan, kamu yönetimini saydamlaştıran bir ülke olacak ya da birilerinin elinde istedikleri gibi basa basa yok edecekleri bir ülke olacak. Onun için biz bu anlayışla yola çıkıyoruz. Ülkeye, barışı, özgürlüğü ve kardeşliği getirmemiz gerekiyor" dedi. 
 
 

"RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN KENDİDİR"

Şimşek, anayasanın ortadan kalktığı bir vaka yaşandığını belirterek, "Tek adam; istediğim gibi ben bu ülkeyi yönetim anlayışını taşıyan bir kimlik var. Cumhurbaşkanı olması, Kenan Evren gibi her yerde mitingeler ve pati propagandası yapıyor. Anayasanın 104. maddesi Sayın Cumhurbaşkanına Bakanlar kuruluna başkalık etme yetkisini verir. Ama 104. madde soyut bir maddedir ve açıklamaları 119, 120 ve 121. maddeler ani hüküm olarak şöyle diyor; olağan üstü hallerde yapabilir. Ekonomik kriz, afet, savaş... Sayın Cumhurbaşkanı Bakanlar Kuruluna başkanlık edebilir. Türkiye'de böyle bir ekonomik kriz, savaş gözükmüyor ama Türkiye'de biz olağanüstü durum var.  O da Recep Tayyip

Erdoğan'ın kendidir" diye konuştu. 
"13 yıldan beri her gün ülkeyi bir düşman yaratarak yönettiler" diyen Şimşek, "Önce asker dedi, bürokrasi dedi, son bir düşman olarak da daha önce beraber olduğu bir grubu, bir yapıyı değerlendirmeye çalışıyor ve bizi kandırıyor. 13 yıldır bu halka, 'cambaza bak cambaza' diyor, cüzdanları götürüyor. Bizde bakıyoruz, halkımızda haklı olarak bakıyor. Bu süreci hepiniz bilmeniz gerekiyor. İnsanların hayatında 1 yıl, 5 yıl uzun zamandır, 10 yıl çok uzun zamandır. Ama devletlerin hayatında 10 yıllar kısadır" şeklinde konuştu.
 
"AKP'YE OY VERENLER DE MAĞDUR EDİLECEK"

Berhan Şimşek, İç Güvenlik yasasıyla ilgili de açıklamalarda bulunarak, "Bu yasanın aslı 1980'li yıllarda bir Alman Hukukçu ortaya atmıştır. Bunun ilk uygulanması ise 2001. İkiz Kuleler olayından sonra Guantanamo'da ABD uygulamıştır. Bunun adı 'düşman ceza hukukudur'. Yani herkes düşmandır, makul suçludur, zanlıdır, makul şüphelidir. Amerika bunu uyguladı fakat Amerika Müslümanlara, muhacirlere uyguladı. Kendi Anglosaksonlarına uygulamadı. Herkesi potansiyel suçlu gördü. Bugün ABD'nin çıkardığı bu güvenlik yasası hala bir kimlik faşizmidir.

AKP kimliği taşıyanlar hariç, suçludur. Çevrildiğinde, 'gel buraya' diyecekler. AKP'ye oy verenler de mağdur edilecek. Sadece AKP kimliği taşıyorsa, birinci sınıf vatandaş kimliğindesin. Bu demokrasinin olması mümkün değil. Böyle bir demokrasi olmaz. Bu yeni Türkiye vs., içi boş, hamasetler. Bu arkadaşlar büyük bir korku salarak kendi süreçlerini de yaşatmak istiyorlar. Dün bir olay yaşandı, bir araştırma şirketi beyefendileri 35-39 arasında göstermiş. Hemen, polis yok, maliye müfettişleri bastılar. Böyle bir demokrasi olabilir mi? Burada yaşayan arkadaşların hiç bir hukuki güvenliği yoktur" ifadesini kullandı.   
 
"EVİMDE RAHATTIM AMA..."

Berhan Şimşek, 3 yıldır siyasetten uzak olduğunu dile getirerek, "Evimde rahattım ama aynaya bakıp şunu söyledim 'Berhan Şimşek, ülken rahatsızsa, senin rahatlığın para etmez kardeşim. Çıkacaksın elini, yüreğini taşın altına koyacaksın'. Bu ülkeyi barıştıracağız, birleştireceğiz, ürettireceğiz. Bu anlayış içerisinde tarihi bir vebaldir bizim dile getirmemiz gerekenler. Bu toprağın altında yatanlara borcumuz var bizim" dedi.

 
 
 
 
Türkiye büyük bir yol ayrımında.
Önümüzdeki seçimlerde Türkiye ya hukukun üstünlüğüne inanan, insan haklarına saygılı, özgürlükleri çoğaltan, demokrasisini kökleştiren, kamu yönetimini saydamlaştıran, hesap veren bir ülke olacak ya da hukuku takmayan, kadın erkek eşitliğine inanmayan, demokrasiyi sadece sandıktan ibaret görüp sandıktan çıkınca herşeyi yapabileceğine inanan, keyfiliğe, zorbalığa, hukuksuzluğa, diktatörlüğe giden bir ülke olacak. 
 
Biz CHP olarak bu tarihsel dönemeç de tıpkı geçmişte yaşadığımız tarihsel dönemeçlerde üstlendiğimiz tarihi sorumluluğu üstlenmek zorundayız. 
 
Bu coğrafyada Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurtuluşu, kuruluşu, devrimleri ve İsmet Paşa ile çok partili siyasal yaşamı gerçekleştiren, Bülent Ecevit ile çalışma yaşamına ilişkin çağdaş ilerlemeleri gerçekleştiren CHP şimdi Cumhuriyeti, demokrasiyi, özgürlükleri, ulusal birliği, ülkenin bütünlüğünü savunma, daha da ileriye taşıma görevini üstlenmelidir. 
 
Anayasa’ya göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı sahte temel atma ve açılış bahanesiyle tıpkı darbeci Kenan Evren gibi meydanlarda kendi partisine oy istemek de, muhalefet partilerine laf yetiştirmektedir. 
 
Bu kişi Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil edememektedir. 
 
13 yılda öfke hitabet sanatıdır diyerek bu ülkenin tarihine, birikimlerine, tarihi başarılarına, kahramanlarına, kurucularına, kurumlarına öfke saçanların yeni hedefi bu ülkenin demokratik birikimi ve özgürlükleridir. 
 
13 yılda, Türkiye’nin hiçbir temel sorununu çözmeyen, gençlerini işsizliğe, emeklilerini açlığa, yoksulluğa, iş adamlarını yandaşlığa, medyayı sansüre ve oto sansüre mahkûm eden, AB üyeliği hedefinden uzaklaşan AKP, Türkiye’nin 92 yıllık Çağdaşlaşma yolculuğunu sekteye uğratan bir ara dönem, bir reklam arası olarak kalacaktır. 
 
Hep bir düşman belirleyip, o düşmanla kavga etmek için medyasını, istihbarat örgütünü, yargı sistemini, müfettişini ahlaksızca kullanan bu iktidarı geriletmek, iktidardan düşürmek zorundayız. 
Yolsuzluk yapanın kolunu kopartırız diyerek yolsuzluk yapanlara kol kanat gerenlerden de yolsuzluk yapanlardan da, yolsuzluğa göz yumanlardan da hesap sormak, hesabı bu dünyada hukuk yoluyla soracağız. 
Ben bunu başarmak içini, elimi taşın altına koymak,  Türkiye’nin bir diktatörün elinde otoriter bir ülke olmaması için aday oldum.
Demokratikleşen, zenginleşen, zenginliğini adaletli bölüştüren, özgürleşen bir Türkiye 
Yoksulluğu yöneterek sürdüren değil, yoksulluğu bitiren bir Türkiye, 
Analar ağlamasın denilerek anaların meydanlarda yuhalatılarak ağlatılmadığı bir Türkiye
20’li yaşlarda çocuklarını biber gazıyla, polis ve esnaf şiddetiyle kaybetmeyen bir Türkiye
Gençlerin tepkilerine öfkelenen, polis devleti uygulamalarıyla öfkesini kusan bir diktatörlük yerine demokrasiye ve özgürlüklere inanan bir Türkiye
 
Kaynak: http://www.habergunce.com/haberdetay.php?hid=30847&haber=Berhan%20%C5%9Eim%C5%9Fek:%20T%C3%BCrkiye%20b%C3%BCy%C3%BCk%20bir%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1nda.


Yorum yazabilmek için lütfen giriş yapınız.Üye değilseniz üye olun!

Adaylık Açıklamam
Berhan Şimşek resmen başvurdu (Hürriyet)
Berhan Şimşek CHP'den aday adayı oldu
Berhan Şimşek kararını verdi (Cumhuriyet)

Videolar


Twitter Mesajları



Takip Et